13 Aralık 2014 Cumartesi

Benim Hikayem

Merhaba! Uzunca bir süredir Instagram'da aktif olarak sürdürdüğüm paylaşımlarımı 13.12.2014 yani bugün itibariyle bloga taşımaya karar verdim. Aklımın bir köşesinde sürekli blog açma fikri vardı aslında. En sonunda hem kendimi, hem de başkalarını motive etme amaçlı bu fikri hayata geçirmeyi daha fazla erteleyemeyeceğimi farkederek blogumu açtım.

Peki ben kimim? Ben 14 yaşına kadar kilo sorunu olmayan, 14 yaşından sonra da hashimatoya bağlı hipotiroidi sorunuyla karşı karşıya gelen ve o dönemden sonra hiçbir zaman hayal ettiği zayıflıkta olamayan genç bir kadınım. Hayatımın hiçbir döneminde çok şişman olmadım, uzun boyumun verdiği avantajla 77 kiloyla bile "Amaaan diyete ne gerek var, boşver" laflarından mütevellit kimi zaman boşladım, kimi zaman (çoğu zaman) yediklerime dikkat etmek zorunda kaldım.
2012 yılında 70 kilo sınırlarındayken gerçek anlamda kilo vermek istediğimi farkederek "sağlıklı yaşam"a geçiş yaptım. Obsesif ve araştırmacı kişiliğimden dolayı diyet, spor, yağ yakma, doğru bilinen yanlışlar vs. hakkında pek çok bilimsel makale  ve deneyim okudum, okuduklarım doğrultusunda yapmam gerekenin diyet olmadığını, sağlıklı yaşamayı hayat tarzı haline getirmem gerektiğini anladım. (GETİREMEDİ....)
2 ayda spor desteğiyle sağlıklı bir şekilde kilo verip 61'e düştükten sonra iş hayatına dönmem ve hunharca yememden dolayı yavaş yavaş da olsa kilo aldım. 2 sene sonra yine 70'tim. 

2014 Mart yani 9 ay önce nişan elbiseme girebilmek adına tekrar sağlıklı yaşam düzenime döndüm. Nişanıma kadar 64 kiloya düşmüş, zayıf olmasa da fit duran biriydim artık. Nişandan sonra ne mi oldu?

Gözüm döndü. Resmen kıtlıktan çıkmışcasına kadar yemek yemeye başladım. Daha önce hiç yapmadığım şeyleri (gece meyve yemek gibi) yapıyordum. Özellikle şeker ve fast food tüketimim artmıştı. Bu vaziyet 2014 Ekim ayında tartıda 77 rakamını görmemle çok şükür ki son buldu. O rakam beni öyle bir kendime getirdi ki; işten ayrılınca hemen spor salonuna yazıldım ve eski düzenime geri döndüm.

O zamandan bu yana 7 kilo verdiğimi söylemek isterim. Hala da bu şekilde beslenmeye ve spora devam ediyorum. Daha çok yol katederek yağ oranımı % 18'e düşürmek en büyük hedefim.
Biraz uzun oldu, buraya kadar sıkılmadan okuyan insan, süpersin sen :)

Bir sonraki postta görüşmek üzere.
Sevgilerimle,

Tuğçe

5 yorum:

  1. 😊😊 cok eglenceli bir yazi olmus bence, ustelik herkesin yasadigi bir soruna parmak basmissin (surekli kilo alip verme durumu) ayrica 'En sevdiği aktivite yemek olan, "Ama senin boyun uzun diyete ne gerek var" cümlesinden bıkmış hatun kişisi...' tanimina ayrica bayildim 😂 ayni cumleyi sık sık ben de duyardim zira.. inemli olan dogru olana yonelmis olmamiz diye dusunuyorum ve seni kocaman opuyorum 😍

    YanıtlaSil
  2. Canım çok teşekkür ederim yorumun için. Eğer insan gibi yiyip dengeleseydim kilo almazdım ama işte... Dediğin gibi önemli olan doğruya yönelmiş olmak, seni de Youtube'da görmek istiyoruz artık :) Çokk sevgiler, öpücükler:*

    YanıtlaSil
  3. Gülşah'ın Sihirli Değneği18 Aralık 2014 02:59

    Merhaba canım..Çok içten bir yazı olmuş. Bana da "Ne güzel yiyorsun yiyorsun kilo almıyorsun" diye söyleyip duruyorlar. Uyuz oluyorum :) Bu arada blog keşif etkinliğinde keşfettim seni :) Takibe aldım bana da beklerim..İlk çekilişime de katılırsan çoook sevinirim.

    http://gulsahinsihirlidegnegi.blogspot.com.tr/2014/12/ilk-cekilisime-davetlisiniz.html

    Hoşçakal
    Sevgilerle

    YanıtlaSil
  4. Merhaba, teşekkür ederim öncelikle. Senin yerinde olsam hiç şikayet etmezdim :) Bloguna da şimdi göz atıyorum. Çok sevgiler,

    YanıtlaSil
  5. Gülşah'ın Sihirli Değneği18 Aralık 2014 03:11

    Rica ederim canım..Çevremdeki herkes böyle söyleyince "ben de mi bir sorun var acaba?" diye düşünmeden edemiyorum..
    Sevgilerle

    YanıtlaSil